Facebook

Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Yakma bir cıgara
Yazar Mesaj
cancan Çevrimdışı
Junior Member
**

Mesajlar: 6
Üyelik Tarihi: 21-10-2015
Rep Puanı: 0
Teşekkürler: 0
0 Mesajına, 0 Teşekkür edildi.

Seviye: 1
Yaşam Puanı: 0 / 11
Yetenek Puanı: 2 / 39
Deneyim: 47 / 100
Mesaj: #1
Yakma bir cıgara
Yakma bir cıgara
Sigara meselesi, özel bir bölüm açmayacak kadar netleşmiş bir gerçektir. İçeriğin -dekiler bir yana, sonuçları paketlerin üzerinde yazı ve resimlerle belirtilen bu ürünü kullanan kimselerin, gerçekten bazı şeyleri sorgulamaları gerekir. Ancak Müslüman hatta mütedeyyin kimselerin, hâlâ tütün mamulleri tüketiyor olması, durumu kısaca da olsa değinilmesi gereken bir soruna dönüştürüyor. Günümüz fıkıhçılarının en azından bir kısmının, mekruh diyerek geçiştirdikleri sigara meselesinin bütün vebalinin, buna cevaz verenlerin üzerine olacağı kanaatindeyim. Bırakılması bir irade meselesi olan bu bağımlılığın terki için bahaneler üreten insanların, bırakınız kendi nefislerine yaptıkları zulmü, gelecek nesillerin, daha net ifadeyle birkaç nesil sonra doğacak torunlarının hakkını ödemeleri bile imkânsızdır. “Kendi ellerinizle -kendinizi- tehlikeye atmayınZ”691 ayet-i kerimesi için, İbn-i Kesir merhum, vücuda zarar veren keyif vericileri ‘kendi canına kıyma, bile bile kendine zarar verecek bir hareket ve eylemde bulunma’ olarak değerlendiriyor. Sigaranın zararlarım, tek tek yazacak değiliz. Ancak göz ardı edilen birkaç noktayı belirtmekte yarar var.
Türkiye’de yaklaşık 17 milyon tiryaki var. Erkeklerin yüzde 56,3’ü, kadınların yüzde 42,8’i düzenli sigara içiyor. Yani erişkin nüfusun yüzde 51’i tiryaki. Sigarayı deneyen her 4 kişiden 3 u bağımlı hâle geliyormuş. Küresel Gençlik Tütün Araştırmasına göre, 13-15 yaş grubu öğrencilerin yüzde 29,3’ü sigarayı denemiş. Gençlerin madde kullanmaya başlamasında; çevresindekileri kötü örnek alma -aile, öğretmen, arkadaş-, arkadaş baskısı, merak, ergenlik dönemi hırçınlığı, beğeni ve kabul görme isteği, sigaranın tane olarak satılması gibi faktörler var. Sigara içenlerin yüzde 15’ini gelişmiş, yüzde 85’ini de gelişmekte olan ülkelerdeki tiryakiler oluşturuyor. Türkiye Toraks Derneği Tütün ve Sağlık Çalışma Grubuna göre dünyada; 1,3 milyar kişi sigara içiyor, ülkemizde sigaradan kaynaklanan hastalıklardan dolayı günde 250 kişi, dünyada ise yılda 4,9 milyon kişi hayatını kaybediyor. Kırsal alandaki kadınlar arasında sigara içimi çok az iken, kentlerdeki orta sınıf kadınlar arasında sigara içimi hızla yükseliyor. Türkiye’de, 3 milyon KOAH (kronik obstrüktif akciğer hastalığı) hastası var ve her yıl 50 bin yeni sigara kaynaklı akciğer kanseri olgusu ortaya çıkıyor. 17 milyon tiryakinin yanı sıra, 53 milyon pasif içici var. Sigara içmeyenlerin, içenlerin dumanlarından etkilenip, hastalanmalarının yanı sıra; tüm kanserlerin yüzde 70’inin, akciğer kanserlerinin ise yüzde 90’ının tek nedeni sigara. Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu’nun 2007 yılı verilerine göre; Türkiye’de kişi başına 1540 adet yani 77 paket sigara tüketilmiş ve bunun yıllık faturası 13,5 milyar doları bulmuş. Bu rakamlar kişi başına, yıllık 193 dolarlık sigara harcaması olduğunu gösteriyor. 17 milyon düzenli tiryakimizden, her bir tiryakinin yıllık sigara harcaması, ortalama 800 dolar. Yılda, 200 bin daire parasının yakılması gibi ürkütücü bir ekonomik değer.

Newsweek dergisi, Michael Skinner’e ait araştırmayı yayınladığında, meselenin diğer bir boyutu daha ortaya çıktı. Bu araştırma, tiryakilerin torunlarına bıraktıkları genetik miras sayesinde, ne kadar büyük bir günah’ı yüklendiklerini gösteriyordu. Araştırmada beslenmedeki sorunların, babaların spermlerini, annenin yumurtalarını etkilediği ortaya çıktı. Hamilelik dönemindeki beslenme ise çocuğun yapısını hem doğumda hem de ilerleyen dönemlerde önemli ölçüde etkiliyor. Bin yıl kadar geri giden genetik miras şöyle özetleniyor: “Deneyde kullanılan baba fareler, genetik olarak diyabet hastası değildir. Babalar yağlı beslenince, sperm yapılarının değiştiği gözlenir. Bu durum, dişi yavruların yetişkinlik dönemlerinde hastalıklara neden olur. Çünkü babanın beslenmesi, dişi yavrusunun 642 adet geninin yanlış konumlanmasına neden olur. Bu sonuç, çocuklar arasındaki obezite salgınının en azından bir kısmının, yoğun yağlı yemekler yiyen babaların spermlerindeki değişikliklerden kaynaklandığı yolundaki şaşırtıcı sonuca götürür.
Bu sonuç; obezite konusunun sadece çocuklardan kaynaklanmadığını, bilakis genetik bir mirasın ürünü olduğu ihtimalini de ortaya çıkardı. Ama bu durum, 1980den buyana bebeklerdeki obezite oranının, yüzde 73’lere çıkmasını izah etmiyor. Kuşaklar arası etkiler, yalnızca laboratuvar sıçanlarında değil, insanlarda da görülüyor.

Doğum ve ölüm kayıtları son derece sağlıklı bir biçimde tutulduğu için, 2006 yılında seçilen İsveç’in Överkalix adlı kasabasındaki bir araştırmanın bulguları açıklanır. Sonuçları açıklayan Londra Çocuk Sağlığı Enstitüsünden Marcus Pembrey, bir baba eğer sigara içiyorsa, çocuklarının sigara içmeyen bir erkeğin çocuklarına oranla, tiryaki olma olasılığının daha yüksek olduğunu belirtiyor. Aynı araştırmaya göre, yemek yemek de benzer sorunlara neden oluyor. Çocukluğunda çok yemek yiyen birinin, erişkinlik döneminde doğan çocuklarının diyabet ve kalp damar hastalıklarına yakalanma ihtimalinin dört kat arttığı ortaya çıkar.

Bu araştırma gösteriyor ki, bizlerin bazı hastalıkları, baba ve dedelerimizin bazı alışkanlıkları ve beslenmeleri ile direkt ilişkili. Bizim beslenme ve alışkanlıklarımız da, çocuk ve torunlarımızın yaşamını direkt etkiliyor. Yani, babaların spermi veya annelerin yumurtalarının genetik yapısı; hem geçmişin izlerini taşıyor, hem de gelecek nesillerin sağlıklı veya sağlıksız olmasını belirliyor. Bu durumda “Kendi ellerinizle -kendinizi- tehlikeye atmayın!” emri ve “Başınıza gelenler, yapıp ettikleriniz yüzündendir” ayet-i kerimelerini birlikte düşündüğümüzde, biz dede ve ninelerimizin, torunlarımız da bizim yapıp ettiklerimizin faturasını ödemeye mecbur kalmış ise, o dehşetli günde, bu hesap nasıl verilecek? Peki, bizim içtiğimiz bir sigara yüzünden pasif içici haline getirdiğimiz çocuklarımız hakları ile sigara içmek için terk ettiğimiz mesai ve ihmal ettiğimiz görevlerden doğan hakların hesabı nasıl ödenecek? Bu tütünlerin ekilmesine, sigara haline getirilmesine izin veren devlet yöneticilerinin hâli ne olacak?

Acaba sigara üreticilerinin -buna sigara mafyası de denilebilir- bir başbakanın suikast girişiminde bulunmasına kadar gidebilecek olaylara karışmasında, sigara tiryakilerinin de suç ortaklığı olabilir mi? Bazı âlimlerin haram olduğunu belirttiği sigarayı, ‘mekruh’ diyerek hafifletenler, bu sorunun tüm ayrıntılarına vâkıf mıdırlar ki, bu kadar cesurlar?
Sigaracıların, suikast gibi tehlikeli oyunlar oynadıklarını Yavuz Donat ile Taha Kıvanç’ın yazılarından öğreniyoruz. Üstelik oyun, hem çok büyük, hem çok tehlikeli, bir o kadarda karmaşık, tıpkı bir bumerang gibi. Sigara böyle de, diğerleri farklı mı? Gıda savaşlarında, İtalya’nın eski devlet başkanı dâhil çok sayıda üst düzey yöneticinin öldürüldüğü gerçeği, aslında çok şey söylüyor, ama anlayana.
21-10-2015 23:28
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir

adsense, adwords, internetten para kazanma, google optimizasyon, pagerank, dmoz, yandex, dizin ekle, facebook, youtube, para kazanma, alışveriş, teknoloji haberleri, son dakika, haber
İletişim | Forum Adsense | Yukarıya dön | İçeriğe Dön | Hafif Sürüm | RSS